KÜLTÜR

İlçemizin 29 köyü gelenek, görenek, kıyafet, düğün ve ev biçimleriyle aynı özellikleri göstermektedir. Evleri ahşap bir veya iki katlıdır. Evin alt katı hayvanlara ayrılmıştır. Köyler genellikle birkaç büyük sülaleden oluşmuştur. Kız alıp vermeler neticesindede akrabalıklar fazladır. Yöre halkının tamamı yörüktür. Kültürü çevre ilçelerin etkisinde kalmıştır. İlçede kütüphane mevcuttur. İlk kütüphane 1966 yılında 1500 kitap ile çocuk kütüphanesi olarak açılmıştır. Bugün 8000 civarında kitapla hizmet vermektedir.

FOLKLORİK DEĞERLER: Yörede düğünler davul-klarnet eşliğinde yapılmaktadır. Kaşık ile oynanan çiftetelli mahalli oyunudur. Halk oyunu yönünden Mudurnu ile Kıbrıscığın etkisinde kalmıştır. El örgüleri, kilim, kıvrak dokumacılığı el sanatlarıdır. Köylerde el dokuma tezgahlarında şile bezi türü çarşaflık dokumaları ile don denilen giysi için dokunan kıvrakları meşhurdur.

...

KIYAFETLERİ: Eskiden kadınlar bacaklarına kıvraktan dokunan don giyerler, üstlerine ise namaz bezi denilen çatkılı koyu renk bir örtü ile örtünürlerdi. Erkekler ise ingiliz paça dokuma kalın kumaş pantalon ile yelek-ceket giyerlerdi. Yöresel bu kıyafetleri günümüzde yaşlı kişiler giymektedir.

MAHALLİ YEMEKLER: Bazlama ekmek, kedi batmaz Tarhana Çorbası, Kızılcık tarhana çor- bası, oğmaç çorbası, kabaklı gözleme, ıslama, höşmelim, çöleçöş, mancar (möşür) hoşafı, kangal, soğanlama, soğanlı ekmek ıslaması ve yöresel olarak toprak güveç içinde yapılan et yemekleridir.

OĞMAÇ ÇORBASI: Önce hamur hazırlanır. Hazırlanan hamur küçük parçalara ayrılır. Daha sonra bu parçalar kaynayan sütün içine atılır. Tuz ilavesiyle yeter miktarda kaynatılıp servis yapılır.

ÇÖLEÇÖŞ (COŞ HOŞAFI): Kesenözü çevresinde pancarın çok yetiştirilmesinden dolayı yapılan yöresel bir hoşaf çeşididir. Şeker pancarları kaynatılıp kabuğu soyulur ve rendelenir. Rendelenmiş malzemenin içine erik buruşu, pertil ve su ilave edilerek kaynatılır. Soğuduğunda servis yapılır.

KABAKLI GÖZLEME: Önce hamur yoğrularak pazular açılır. Kabak rendelenip haşlatılır. Sac üzerinde iki pazu arasına kabak sürülerek pişirilir. Pişirilen pazular tepsiye konularak üzerlerine tereyağ ve sütün karışımıyla hazırlanan harc ilave edilir. Bu harc her pazu arasına sürülür. Daha sonra pazılar kesilerek servis yapılır. Turşu ile birlikte yenmesi tavsiye edilir.

MANCAR VE KABAK HOŞAFI: Kabağın küçük parçalara ayrılarak suyla pişirilmesiyle kabak hoşafı, doğada yetişen acı mancarın kıyılarak pestille uzun süre kaynatılmasıyla mancar hoşafı yapılmaktadır.

NEVRUZ: İlçenin doğusunda bulunan nevruz tepesine Alpağut köylüleri tarafından her yıl 21 Mart günü muntazam olarak nevruz ateşi yakılır. Bu ateş baharın geldiğinin ve yaylalara göç mevsiminin başladığının habercisidir. Bu ateşe yörede kudret ateşide denir. Bazı kişiler bu ateşi görünce sütü yoğurt olması için mayasız olarak gömerler. Tutarda yoğurt olursa evlerine Hızır uğradığına inanırlar. Ateş yandıktan bir kaç gün sonra hazırlıklar başlar ve üç hafta sonra yaylalara çıkılır. Betlem yanınca nevruz eğlenceleri başlar. Eğlencelerin en belirgin olanı köylerdeki çocuklar yumurtalarını soğan kabuğu ile kaynatarak boyamaları ve birbirleri ile dokuşturmalarıdır. Yumurtası kırılan, kırana verir Böylece nevruz kutlanmış olur.

HACAT BAYRAMLARI: Sebenin en önemli kültür özelliklerinden biridir. Her yıl Haziran ayı içer- sin de her köy bu bayramı tertip eder. Allahtan af dileme, şükür etme anlamına gelen bu bayramlara herkes davet edilir. Büyük bir şölen halinde geçen bayramlarda bol etli bulgur veya pirinç pilavı ikram edilir. Kızık Yayla bayramı, Cuma bayramı, Hamam bayramı, Gökyar bayramı, Kozyaka Kaşbıyık- lar, Alpağut, Haccağız yayla bayramları, Güneyce, Değirmenkaya türbe bayramları en meşhur olanlarıdır.

DİL ÖZELLİKLERİ: Yörenin kendine özgü bazı sözcükleri vardır. Gidiyorum geliyorum yerine gidiyan, geliyan; koy dursun yerine koyga; kardeşim yerine la gacım denir. Cümleler az sözcükle söylenir. Köylerinde de lehçe farklılıkları vardır. Yöremizde söylenen bazı sözcükler şöyledir: ...ötaka = öbür yaka... tevatir = çok güzel... biyyam = uzunca bir zaman... hışdama = konuşma... ...bıldır = geçen yıl... galik = ayakkabı... corcor = hindi... puğ///yemeni = başörtüsü... gibi.

BAZI BATIL İNANIŞLAR:

***Hamur yoğururken tekneden dışarıya hamur sıçrarsa o eve misafir gelecek denir. Çay içerken barda- ğın içinde yüzen çay sapçığı misafire, sayısı gelecek kişiye, boyu misafirin boyunun uzun yada kısa olacağına yorumlanır.

***Yola gidenin arkasından su dökülmesi veya kirli bir çamaşırının yıkanmadan bekletilmesi durumunda giden kişinin geri döneceğine inanılır.

***Evin bacasında baykuş öterse o evden ölü çıkacağına inanılır.

DÜĞÜN MERASİMİ

Yöremizde evlenmeler beğenerek veya görücü usulüyle yapılmaktadır. Genelde bireysel düğün, Kızık köyü yöresinde de toplu düğün merasimleri yapılmaktadır. Kız beğenilince oğlan tarafı kız tarafına dünürlüğe gider. Dünürlüğün yapılacağı zaman çarşamba günü pazarda ilçede kararlaştırılır. Cuma veya Pazar akşamı "Allahın emri, Peygamberin kavli ile kız, kızın babasından istenir. Kız tarafı o gün olumlu veya olumsuz cevap verir, veya düşünme süresi ister. Eğer cevap olumluysa Allah yazdıysa ne diyelim sözü üzerine söz kesilir. Verilen sözün kesinleştiğini belirtmek için oğlan tarafı bir bohça hazırlar içine gözleme helva veya şeker konulur. Bu bohça kız evi tarafından boşaltılırsa dünürlük oldu demektir. Bu işe de " bohça boşaltma denir. Daha sonra nişan veya düğün tarihi kararlaştırılır. Nişan köy usulü olacaksa belirlenen tarihte oğlan tarafı kız evine gidip sohbet edilir. Kızla oğlan birbirlerini görmezler. Kıza hediyeler ve yüzük getirilir. Şehir usulü olacaksa kız ve oğlan birbirlerini görür, topluluk karşısında yüzükleri takılır ve altın, bilezik , kolye saat küpe para gibi hediye ve takılar takılıp gelenlere ikram yapılır ve nişan merasimi sona erer.Dğün dini bayramlardan sonra yapılacaksa Ramazan bayramında oğlan evi tarafından kıza bayramlık adı altında elbise iç çamaşırı gibi hediyeler iletilir.Kurban bayramındada bir koç hediye edilir. Urba günü kararlaştırılarak iki tarafın katımıyla alınır. Başlık parası karara bağlanır.düğün günü yaklaşıncaeş dost ve akrabalara davetiye çıkarılır. Köy yerinde ekmek yapılıp dağıtılarak düğüne okunur. Köy yerinde her hane oduna gidip düğün odununu temin ederler.Komşuları toplanarak, düğün ekmeğini hazırlarlar.Perşembe gününün akşamı yufka açılarak tatlı hazırlanır.Bu sırada kadınlar yufka açarken yufkanın birini evin ortasına asarlar. Erkekler bu yufkayı buradan alabilirse cesurluğunu ispatlamış olur. yufka alınırken kadınlar un atıp, ellerindeki oklavalarla yufkayı alana vururlar. Bu nedenle yufkayı alan kişi odada panik çıkarırsa yufkayı dayak yemeden almış olur. Bunun içinde odaya tavuk atmalı veya ışıkları ani oarak söndürüp içeri girmelidir. Bu işler oğlan tarafında olur. Cuma günü öğleyin çeyiz katırı adı altında yaşlı kişilerce oğlan tarafının çeyizleri kız evine iletilir. böylece resmen düğün başlamış olur. Oğlan tarafı davetlilere yemek ziyafeti verir. Şehirde bu iş iki-üç gün sürerken köyde cuma günü köy halkı davet edilerek yemek verilir ve köyün gençleri eğlenir. Buna oğlan kınası denir. Cumartesi günü akşamıda köye gelen misafir ve davetlilere ziyafet çekilir. Düğünler bazen çalgılı bazanda mevlütlü olmaktadır. Geleneksel olarak davul ve zurnalı düğünler yörede daha çok makbuldür. Cumartesi günü kızın evinde çeyizler asılarak gelen komşu ve misafirlere gösterilir. Aynı gün oğlan evinden gelen kedınlar kız evinde eğlence yaparlar, buna kına denir. Cumartesi akşamı kızın arkadaşları geline kına yakarlar. Pazar günü düğünün en hızlı olduğu zamandır. Öğleye doğru seymen adı verilen on onbeş kişilik grup oynaya oynaya kız evine doğru gelini almak için yola çıkar. Yol uzaksa arabalarla gidilir. Oğlan evi tarafıda bu konvoyu takip eder. Seymenlerin başında bayrak taşıyan bir bayraktar bulunur. Ayrıca düğünün ve seymenlerin, çalgıcıların düzenini sağlayan onları yöneten gıcık adı verilen bir kişi bulunur. kız evine gelince selamlaşılır. ve yemek için evlere dağılınır. Geline ya al denilen kırmızı örtü veya gelinlik giydirilir gelini yollamaya gelen kadınların arasına katılan gelin gelenlerin elini öpüp boynuna sarılarak yas denilen maniler söyler. Yemekten sonra toplanılarak gelini ata bindirme havası denilen hava çalınmaya başlanınca kız babası kızını kayınpedere teslim ederek arabaya bindirilir ve üstüne para saçılarak çocukların alması sağlanır.seymenler oynaya oynaya kız evinin kapısına gelirler bahşiş ödiyerek bayraktar ibruğu kız evinden alınır. Arabalara kızın çeyizi ile eşyaları yüklenip yola çıkılır. En hızlı giden araç oğlan evine müjdeye gider. Diğerleri oğlan evine geldiğinde bir hayvan kesilerek gelin buna bastırılıp eve getirilir. Bu sırada eğlenceler yapılır. Damat oynatılarak para takılır. Seymenler ibruğu damada teslim edip bahşişlerini alırlar. Böylece eğlenceler sona erer. Davetliler dağılmaya başlar.Akşam ile yatsı arası imam nikahı kıyılır. Resmi nikah düğünden 15-20 gün önce kıyılır. Damat yatsı namazından çıkılınca tekbirlerle evine getirilip güvey koyma töreni yapılır. Duadan sonra damat el öpüp koşarak eve girer. Törene katılanlara şeker ikram edilir. Damat gelinin yanına girince 2 rekatlık namazdan sonra kıza söyletmelik adı altında hediye ikram eder. Sonra yemek yenerek gerdeğe girerler. Ertesi sabah damadın yakın akrabalarını damat ve gelin ziyaret ederler. Buna gelin gezdirme denilir. Gelin bakire çıktıysa kız evine müjdeci gider ve duvak denilen eğlenceye kadınlar davet edilir. Kız evinden gelenler oğlan evinde eğlenceler düzenlerler ve dağılırlar. Pazartesi günü akşamı oğlan tarafı kız evini ziyarete giderler.Bu işe el öpme denilir. Ertesi günü olan salı akşamıda kız evi oğlan evini ziyarete gelir. Buna kız arkası denilir. Yenilir, içilir, sohbet edillir. Böylece düğün törenleri tamamlanmış olur. Düğünler genellikle bir hafta sürer

Ana Sayfa